<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>teylo chat,teylo fm,teylosohbet,teylo sohbet,teylofm,teylo video,teylo sohbet odaları,teylo</title>
	<atom:link href="http://www.teylochat.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.teylochat.com</link>
	<description>Teylo chat,teylo sohbet,teylo fm,teylo radyo,teylo çet</description>
	<lastBuildDate>Wed, 22 Feb 2012 09:48:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3.1</generator>
		<item>
		<title>Silvan&#8217;da Devlet Hastanesi&#8217;nde yolsuzluk operasyonu</title>
		<link>http://www.teylochat.com/silvanda-devlet-hastanesinde-yolsuzluk-operasyonu/</link>
		<comments>http://www.teylochat.com/silvanda-devlet-hastanesinde-yolsuzluk-operasyonu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 09:48:37 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jiyan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teylochat.com/?p=5232</guid>
		<description><![CDATA[Diyarbakır&#8217;ın Silvan İlçe Devlet Hastanesi&#8217;nde Başhekim ve Hastane Müdürü görevlerinden alındı. Alınan bilgilere göre, Dr. Yusuf Azizoğlu Silvan Devlet Hastanesi&#8217;nde yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 2011 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından inceleme başlatılmıştı. Sağlık Bakanlığı müfettişleri tarafından, Dr. Yusuf Azizoğlu Silvan Devlet Hastanesi&#8217;nde yapılan incelemelerin raporları Sağlık Bakanlığı&#8217;na sunuldu. Sağlık Bakanlığı&#8217;nın talimatıyla Dr. Yusuf Azizoğlu Silvan Devlet [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Diyarbakır&#8217;ın Silvan İlçe Devlet Hastanesi&#8217;nde Başhekim ve Hastane Müdürü görevlerinden alındı. </p>
<p>Alınan bilgilere göre, Dr. Yusuf Azizoğlu Silvan Devlet Hastanesi&#8217;nde yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 2011 yılında Sağlık Bakanlığı tarafından inceleme başlatılmıştı. </p>
<p>Sağlık Bakanlığı müfettişleri tarafından, Dr. Yusuf Azizoğlu Silvan Devlet Hastanesi&#8217;nde yapılan incelemelerin raporları Sağlık Bakanlığı&#8217;na sunuldu. Sağlık Bakanlığı&#8217;nın talimatıyla Dr. Yusuf Azizoğlu Silvan Devlet Hastanesi Baştabibi Genel Cerrah Uzmanı Opr. Dr. Hasan Apaçık ile Hastane Müdürü Recep Akdağ görevinden alındı. </p>
<p>Başhekimliğe, Genel Cerrah Uzmanı Opr. Dr. Bilar Anlar getirilirken, Hastane Müdürlüğü&#8217;ne ise yardımcısı Mehmet Selim Akçara getirildi</p>
<p>silvan sohbet,silvan chat,kürtçe sohbet,kürtçe chat,kamusal sohbet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teylochat.com/silvanda-devlet-hastanesinde-yolsuzluk-operasyonu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dersim&#8217;de &#8216;tazminat&#8217; tuzağı</title>
		<link>http://www.teylochat.com/dersimde-tazminat-tuzagi/</link>
		<comments>http://www.teylochat.com/dersimde-tazminat-tuzagi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 09:45:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jiyan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teylochat.com/?p=5229</guid>
		<description><![CDATA[Dersim Soykırımı davası avukatı Erdal Doğan, katliam davalarında ‘tazminat’ tuzağına düşülmemesi çağrısında bulunurken, tazminatın Dersim’i yok edeceği uyarısında bulundu. Avukat Doğan, bu konuda Roboski halkını örnek gösterdi. Avukat Erdal Doğan, yüzleşme tartışmalarında oluşturulması gereken stratejiyi, izlenmesi gereken yolu ANF’ye değerlendirdi. 1937- 38&#8242;de gerçekleştirilen toplu katletme, sürgün etme, çocukların evlatlık verilmesi facialarının geçmişte kalmadığını ifade eden [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dersim Soykırımı davası avukatı Erdal Doğan, katliam davalarında ‘tazminat’ tuzağına düşülmemesi çağrısında bulunurken, tazminatın Dersim’i yok edeceği uyarısında bulundu. Avukat Doğan, bu konuda Roboski halkını örnek gösterdi.</p>
<p>Avukat Erdal Doğan, yüzleşme tartışmalarında oluşturulması gereken stratejiyi, izlenmesi gereken yolu ANF’ye değerlendirdi.</p>
<p>1937- 38&#8242;de gerçekleştirilen toplu katletme, sürgün etme, çocukların evlatlık verilmesi facialarının geçmişte kalmadığını ifade eden Doğan, “Soykırımdan sonra yasak bölge ilan edilen yerler bugün fiili olarak girilemeyen bölgeler askeri operasyon bölgeleri ve çıkarılmayan mayınlarla dolu. Ayrıca, 1970&#8242;lerden itibaren yoğun biçimde fiziki ve kültürel soykırım uygulamalarına devam edildi” dedi. Bu sürecin 12 Eylül askeri darbesi, 1990&#8242;ların ortaları ve 2000&#8242;li yıllar sonrasında da devam ettiğini dile getiren, Doğan, son süreci ise şöyle aktardı:</p>
<p>“Son süreç; AKP&#8217;nin yönetime geldiği 2002 tarihinden günümüze değin devam ediyor. Bu dönemde de Dersim coğrafyası içinde birçok insan katledildi, ormanlar yakıldı, barajlar ile halk zorla göç ettirildi. Bölgedeki halkın konuştuğu Kırmanç ve Kurmanç dili, kamu hizmetlerinde kullanılmıyor, eğitim dili olarak kabul edilmiyor. Yaygın Kızılbaşlık inancı tanınmıyor, kutsal inanç merkezleri asker operasyonlarla ya da barajlarla yok ediliyor. Milyonlarca lira karakol yapımına harcanıyor, sökülmesi yasal zorunluluk olan binlerce kara mayını insan ve diğer canlıların yaşamlarını tehdit ediyor. Benzer birçok fiziki ve kültürel yok etme politikaları tüm varlığıyla sürdürülüyor. Bunları her fırsatta söylememizin nedeni Dersim&#8217;de soykırımın halen devam ettiğini vurgulamak içindir.”</p>
<p>“T.C., ÇOK CİDDİ BİR ŞEKİLDE ÖZÜR DİLEMELİDİR”</p>
<p>2008 yılında Avrupa Parlamentosu konferansıyla Dersim Soykırımı&#8217;na ilişkin başlattıkları sürecin yine uluslar arası konferanslarla devam edeceğini bildiren avukat Doğan, önceliklerini şu şekilde dile getirdi:</p>
<p>“Türkiye Cumhuriyeti devletinin çok ciddi bir özür dillendirilmesi gerekiyor. Soykırımın sonlandırılmasını sağlamak, halkın tüm mağduriyetinin tespiti ve halka yaşatılan tüm vahşetin açığa çıkması için belgelerin tüm açıklığıyla halka açıklanması, soykırımda yaşamını yitirenlerin kemiklerinin usule uygun çıkartılarak, ailelerin kendi inançları doğrultusunda gömülmesinin koşullarının sağlanması. Daha sonra da halkın, dil, inanç ve doğanın hukuki ve idari güvenceye alınmasıdır. Sürgün edilenlerin toprağının ve Dersim&#8217;e ait tüm isimlerin geri verilmesidir. En son da maddi ve manevi tazminat. Soykırım kollektif bir bütünü ve kimliği hedef aldığı için ayrı ayrı dava ve tazminatlar yerine devletin BM, gözetiminde Dersim için oluşturulacak uluslararası bir vakfa tazminatı ödemesi gerekiyor ve bu tazminat da Dersim ve Dersimliler için harcanmalıdır.”</p>
<p>TÜM DÜNYA DEVLETLERİNİN SORUNU</p>
<p>Bu konuda birçok ayağı olan bir stratejiye sahip olduklarını belirten avukat Erdal Doğan, bunun bir kısmını şu anda açıklamanın hukuki mücadele için sıkıntı doğurabileceğini ifade ederken, “Dersim için öncelikli olarak hukuki ve siyasi bir yol haritasının çizilmesi gerekiyor. Bu konuda dünyadaki mevcut pratiklerden yararlanılacağı gibi, durumun kendisinin özgün karakteri nedeni ile başka hukuksal araçların da devreye sokulması elzemdir. Durumun aciliyeti nedeni ile konunun uluslararası hukuksal zeminlerde gündeme getirilmesi şarttır” diye konuştu. Doğan, devam eden soykırımın sadece Türkiye’nin sorunu değil, tüm dünya devletlerinin biricik sorunu olduğunu vurguladı.</p>
<p>“BM GÜNDEMİNE TAŞIYACAĞIZ”</p>
<p>Bu nedenle BM’de konuyu gündeme getirmek için çaba harcayacaklarını dile getiren Doğan, “Bu çaba şu açıdan gerekli; Türkiye, AKP Uluslar arası Ceza Mahkemesi&#8217;ni tanımamakta ısrar ediyor. Bu hukuki sorumluluktan kaçışın yarattığı yıkımları mahkeme savcısının dikkatine sunmaya çalışacağız, tabi kamusal ve kişisel mağdur tarafların şikayetleri ile hazırlanmış dilekçe ile” dedi. </p>
<p>SORUMLULUĞU OLAN DEVLETLERE DE DAVA AÇILACAK</p>
<p>Avrupa Parlamentosu&#8217;nun (AP) konu hakkında karar alması ve sorumluluktan kaçmaması için de çaba harcayacaklarını bildiren avukat Doğan, Dersim&#8217;de işlenen insanlık suçlarında Türkiye Cumhuriyeti&#8217;ne her türlü desteği sunan devletlere karşı evrensel yargı ilkesi gereği davalar açacaklarını söyledi. Ancak kesinlikle parasal tazminat talep etmeyeceklerinin altını çizen Doğan, “Bu husus mağdurların hakkıdır ama bu hakkı öncelemek diğer tüm süreçleri sakatlayacak mahiyettedir” diye konuştu. AİHM ve BM İnsan Hakları Komitesi&#8217;ne hukuki başvurularda bulunacaklarının bilgisini de veren Doğan, bu konuda pilot başvurular düşündüklerini kaydetti.</p>
<p>ERDOĞAN’IN ‘ÖZRÜ’</p>
<p>Türk Başbakanı Erdoğan’ın ‘özür’ dilemesinin söz konusu bu süreci olumlu etkileyeceğini savunan Doğan, “Yalnız bu yönde katkı sağlamakla kalmıyor, hükümete siyasi ve hukuki sorumluluk yüklemektedir. Öncelikle 1937-38&#8242;den başlayarak bugüne değin sürdürülen soykırım politikasına bir an önce son vermesi sorumluluğu ve yükümlülüğünü bugünkü hükümet yetkililerine yükler” dedi.</p>
<p>“TAZMİNAT DERSİM’İ YOK EDER”</p>
<p>Devletin en az 150 yıldır kişilerin zaafı ve Dersim halkının yoksul bırakılmasının derin yıkıcılığından yararlanmaya çalışarak, parasal imkanlarla halkı düşürmek için uyguladığı soykırım politikasının yarattığı sonuçlardan haberdar olduklarını belirten Doğan, şu değerlendirmede bulundu:</p>
<p>“Tazminat talepli davalarda da bu soykırım politikasının devam etme riski yüksektir. Bu konu olayın kapatılması ve unutulması için geçtiğimiz aylarda Kamer Genç tarafından da dillendirilmiştir. Böylelikle soykırımın bazı mağdurları, para ile “terbiye” edilmeye devam edecek, soykırım bir daha açılmamak üzere kapatılacak. Ayrıca bugün için devam eden hali de göz ardı edilerek Dersim tümüyle yok edilecektir. Bu konularda maalesef Dersim halkı ve biz hukukçular çok kötü bir sınav verdik. Hepimiz birbirimizi uyarmakla görevliyiz. Bu gibi iç hukuk yollarına elbette başvurulacaktır. Ama Dersim özelinde bu konuya daha hassas yaklaşmak, bir kez değil en az bin kez düşünmek zorundayız. Bu gibi davaları açarken derdimizin öncelikle tazminat olmadığını tüm dünyaya anlatabilmemiz için parasal talepleri bildirmemek gerekir. Bu konu en son halledilmesi gereken meseledir.”</p>
<p>ROBOSKİ HALKI ÖRNEK ALINMALI</p>
<p>Dersim’de yaşanan bunca acıdan sonra ilk derdin tazminat olmaması gerektiğini vurgulayan avukat Doğan, bu konuda Roboski katliamının mağdur yakınlarının önce faillerin cezalandırılması konusundaki tutumunun en azından bu yolu düşünen Dersimlilere yol göstermesi bakımından çok önemli olduğuna dikkat çekiyor. Doğan, bugünkü hükümet ve CHP&#8217;li muhalefetin Dersimlilerin dava açmasına dahi gerek görmeden tazminat verip olayı kapatmaya çoktan hazır olduklarına işaret etti.</p>
<p>Soykırımın tüm hızıyla devam ettiği Dersim&#8217;de 1937-38 de yaşanan trajediyi tazminata kilitlemenin diğer tüm kurbanlara büyük haksızlık olacağını vurgulayan Doğan, soykırımla hesaplaşmanın her şeyden önce devletin devam eden soykırımı sonlandırması ile başlayacağının altını çizdi.</p>
<p>STK’LERE NE YAPMALI?</p>
<p>Soykırım mağdurlarının, öncelikle yakınlarını ve kendilerini katleden devletin çalışma sistematiğini iyi bilmeleri gerektiğini ifade eden Doğan, sivil toplum örgütlerine de çok ama çok önemli görevlerin düştüğünü söyledi. Doğan, “Bugüne kadar Dersim ile hiç ama hiç ilgisi olmamış Dersim dışında bazı avukatların da tazminat davaları açarak bu işten kazanç sağlamaya hazırlandıkları ya da yeltendikleri bana gelen duyumlar arasında. Tazminat tuzağına düşmemeleri için halkı uyaracak sivil toplum örgütleri ile her zaman çalışmaya hazırım” çağrısında bulundu.</p>
<p>dersim sohbet,dersim chat,alevi, sohbet,alevi chat,dersimler,dersim sitesi,dersim chat odası,dersim sohbet sitesi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teylochat.com/dersimde-tazminat-tuzagi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cezaevlerinde ölüm oruçları yayılıyor</title>
		<link>http://www.teylochat.com/cezaevlerinde-olum-oruclari-yayiliyor/</link>
		<comments>http://www.teylochat.com/cezaevlerinde-olum-oruclari-yayiliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 09:43:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jiyan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teylochat.com/?p=5227</guid>
		<description><![CDATA[PKK örgüt Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması ile Öcalan&#8217;ın özgürlüğü, Kürt halkına yönelik siyasi ve askeri operasyon ve saldırıların durdurulması için Türkiye cezaevlerinde 71 tutsağın başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi 8. gününe girdi. Tekirdağ cezaevinde ölüm orucu başlatan Adnan Titiz’in eylemi de devam ediyor. Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde, aralarında BDP Şırnak milletvekilleri Selma Irmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>PKK örgüt Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması ile Öcalan&#8217;ın özgürlüğü, Kürt halkına yönelik siyasi ve askeri operasyon ve saldırıların durdurulması için Türkiye cezaevlerinde 71 tutsağın başlattığı süresiz dönüşümsüz açlık grevi 8. gününe girdi. Tekirdağ cezaevinde ölüm orucu başlatan Adnan Titiz’in eylemi de devam ediyor.</p>
<p>Kürdistan ve Türkiye cezaevlerinde, aralarında BDP Şırnak milletvekilleri Selma Irmak ile Faysal Sarıyıldız’ın da bulunduğu tutsakların 15 Şubat’ta başlattıkları süresiz dönüşümsüz açlık grevleri devam ediyor. PKK örgütü Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin sonlandırılması ile Öcalan&#8217;ın özgürlüğü, Kürt halkına yönelik siyasi ve askeri operasyon ve saldırıların sonlandırılması, anadilde eğitimin güvence altına alınması gibi taleplerle 71 tutsağın başlattığı eylem 8. gününe girdi. </p>
<p>Süresiz dönüşümsüz açlık grevindeki tutsaklar şunlar:</p>
<p>Diyarbakır D Tipi Cezaevi: Lütfi Dağ, Özgür Yıldırım, Sinan Kaplan, Nadir Yıldırım, Nihat Varlı, Mirhan Göktaş, Mahsum Akbaş, Murat Yıldeniz, Müstafa Türkan, Umut Özer, Sıddık Çete, Serdar Ziriğ, Ahmet Çelen, Ali Ekinci, Aykut Eroğlu, Recep Güler, Ercan Sezgin, Tuncay Ok, Enver Özkartal, Mehmet Ermiş, Mahir Birgül, İlyas Efe, Yücel Çelik, Ramazan Malçok, Saffet Durmaz, Serhat Keskin, Necmetin Kaçar, A. Kemal Türk, Mikail Çağrıcı, Savaş Aslan, Hekim Denli, Talat Uçar, İsmail Öndeş, Erdal Işık, Ömer Atlı, Mustafa Kaplan, Diyar Kaydu, Emrah Ubiç, Ulaş Telsaç, Murat Kozat, Ali Kurt, Ömer Sipek, Mehmet Aksu, Maşallah Özmen, Şafi Kayhan, Aslan Demir, Çetin Atlan, Mazlum Timuçin, Ufuk Fidan, Mehmet Taş, Bülent Buluç, Müslüm Tıkız, İrfan Bozencir, Osman Kılıç, Ozan Alpkaya, Selami Kızıl, Hüseyin Barsak, Cengiz Ünal, Murat Canşat, Salih İlem, Şerif Aslan, Yakup Borukanlı </p>
<p>Diyarbakır E Tipi Cezaevi: BDP Şırnak Milletvekili Selma Irmak, Fadile Bayram, Hacire Özdemir, Leyla Deniz, Ayşe Irmak, Pınar Işık, Dirayet Taşdemir, Hanım Çeşme ve Emine Yılmaz.</p>
<p>Mardin E Tipi Cezaevi: BDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, Ramazan Aktaş, Musa Aslan, Gürhan Koyuncu, Mahmut Balkaş, Toncay Gündoğan, Mesut Gökhan, Behruz Akgül, Bekir Kılıçaslan, Aziz Bulut, Mesut Kar, Ömer Kabul, Hayretin Alkan, Cahit Sevim, Zerdeşt Oduncu, Burhan Gök, Mehmet Ali Güray, Ruşen Erdem, Bahar Cirasun, Asiye Atılgan, Fatma Uyar, Cemile Duman.</p>
<p>Elbistan E Tipi Cezaevi: Bedrettin Uzunboy, Salih Şimşek, Hüseyin Çığ, Emin Mutlu ve Hüseyin Torunoğlu.</p>
<p>Bitlis E Tipi Cezaevi: Pelin Yılmaz, Ediba Ekmen, Ruken Çelik, Ülkem Özkan ve Şeyman Kantarcı.</p>
<p>TEKİRDAĞ’DA ÖLÜM ORUCU</p>
<p>Süresiz dönüşümsüz açlık grevlerinin yanı sıra Öcalan&#8217;a yönelik ağırlaştırılmış tecrit uygulamasını protesto eden Tekirdağ 1 Nolu F Tipi Cezaevi’nde bulunan tutsak Adnan Titiz’in ölüm orucu eylemi de devam ediyor. Titiz’in &#8221; Öcalan üzerindeki tecridin son bulmaması ve görüşme gerçekleştirmemesi durumunda&#8221; eylemine devam edeceği öğrenildi. </p>
<p>ANF NEWSA AGENCY</p>
<p>kürtçe sohbet,kürtçe chat,batman sohbet,alevi sohbet,alevi chat,avrupa sohbet,amed sohbet,amed chat,çet sitesi,kürtçe sohbet siteleri,kürtçe sohbet odaları</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teylochat.com/cezaevlerinde-olum-oruclari-yayiliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pinokyo 131 yıl sonra Kürtçe&#8217;ye çevrildi</title>
		<link>http://www.teylochat.com/pinokyo-131-yil-sonra-kurtceye-cevrildi/</link>
		<comments>http://www.teylochat.com/pinokyo-131-yil-sonra-kurtceye-cevrildi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 08:18:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jiyan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Kültür & Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teylochat.com/?p=5225</guid>
		<description><![CDATA[İtalyan yazar Carlo Collodi’nin 1881 yılında yazdığı, dünya çocuk edebiyatının klasikleşmiş başyapıtlarından Pinokyo yazıldıktan 131 yıl sonra Kürtçe’ye çevrildi. Yüzyılı aşkındır neredeyse dünyanın bütün dillerine çevrilen, birçok çizgi romana, müzikale ve filme konu edilen Pinokyo Kürtçe çevirisiyle de kitapçı raflarındaki yerini aldı. Yoksul marangoz ustası Gepetto’nun kahkaha atan bir ağaçtan biraz da bir çocuk hasretiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İtalyan yazar Carlo Collodi’nin 1881 yılında yazdığı, dünya çocuk edebiyatının klasikleşmiş başyapıtlarından Pinokyo yazıldıktan 131 yıl sonra Kürtçe’ye çevrildi. </p>
<p>Yüzyılı aşkındır neredeyse dünyanın bütün dillerine çevrilen, birçok çizgi romana, müzikale ve filme konu edilen Pinokyo Kürtçe çevirisiyle de kitapçı raflarındaki yerini aldı. </p>
<p>Yoksul marangoz ustası Gepetto’nun kahkaha atan bir ağaçtan biraz da bir çocuk hasretiyle yontarak hayata kavuşturduğu Pinokyo’nun yaramazlıklarıyla başına açtığı işler, dünyayı ve insanları keşfediş macerasıyla derinleştiği ve aslında ‘insan olmanın’ verili bir olgu değil, hareket içindeki bir süreç olduğu fikriyle bütünleşiyor. Bir ağaç parçası olarak vücut bulan yaramaz kukla, yaşadığı deneyimlerin sonucunda, kukla olmanın engellerini aşıp ‘özgür bir çocuk’ olmak istiyor. </p>
<p>Türkan Tosun’un İngilizce’den Kürtçe’ye kazandırdığı kitabın çeviri aşamasında, kitabın ilk Kürtçe basımı olmasının da kaygısıyla, hem pedagojik olarak hem de çocuklara yönelik bir Kürtçe yaratmak açısından titiz bir çalışmanın eseri. Kitaptaki çizgiler de Onur Çanka’ya ait. Evrensel Basın Dağıtım tarafından yayımlanan Kürtçe Pinokyo, yayınevinin Kürtçe çocuk kitapları dizisindeki 14. kitap olma özelliğini taşıyor. </p>
<p>kürtçe zazaca sohbet,kürtçe sohbet,zazaca chat,arapca sohbet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teylochat.com/pinokyo-131-yil-sonra-kurtceye-cevrildi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Araç muayene istasyonunda büyük oyun</title>
		<link>http://www.teylochat.com/arac-muayene-istasyonunda-buyuk-oyun/</link>
		<comments>http://www.teylochat.com/arac-muayene-istasyonunda-buyuk-oyun/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 07:45:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jiyan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teylochat.com/?p=5221</guid>
		<description><![CDATA[Muayene istasyonunun kapısından bile geçmeyen yüzlerce araç, muayene edilmiş gibi gösterilerek rapor düzenlendi. Binek araçlar için 100, ağır vasıta araçlar için 200 lira rüşvet alan çete üyeleri 300 araca usulsuz işlem yaptı. Tüvtürk yöneticilerinin de desteği ile ortaya çıkarılan çeteye yönelik fezleke hazırlandı. Tüvtürk&#8217;ün iki araç muayene istasyonunda kurdukları rüşvet çarkını aylarca işleten &#8216;çete&#8217; üyeleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Muayene istasyonunun kapısından bile geçmeyen yüzlerce araç, muayene edilmiş gibi gösterilerek rapor düzenlendi. </p>
<p>Binek araçlar için 100, ağır vasıta araçlar için 200 lira rüşvet alan çete üyeleri 300 araca usulsuz işlem yaptı. Tüvtürk yöneticilerinin de desteği ile ortaya çıkarılan çeteye yönelik fezleke hazırlandı.</p>
<p>Tüvtürk&#8217;ün iki araç muayene istasyonunda kurdukları rüşvet çarkını aylarca işleten &#8216;çete&#8217; üyeleri sonunda yakayı ele verdi. 17’si tutuklu 19 kişi hakkında yürütülen savcılık soruşturması tamamlandı; hazırlanan fezleke davanın görüleceği Bakırköy Adliyesi&#8217;ne gönderildi.</p>
<p>İhbar doğru çıktı, soruşturma başladı<br />
Araç muayene istasyonlarına dadanan &#8216;çete&#8217;ye yönelik soruşturma, geçtiğimiz yıl ortalarında gelen bir ihbar sonrası başlatıldı. İhbarda, Tüvtürk’ün Esenyurt ve Hadımköy’deki istasyonlarında kimi araçlara, muayene edilmeden &#8216;sağlam raporu&#8217; verildiği, çoğu zaman aracın istasyona dahi getirilmediği, yapılan usulsüz işlemler için rüşvet alındığı bilgisi yer alıyordu.</p>
<p>Teknik takip ortaya çıkardı<br />
Büyükçekmece Cumhuriyet Savcısı Mustafa Kemal Gül’ün talimatı ile Jandarmanın yürüttüğü soruşturmada çete üyeleri teknik takibe alındı. Yapılan takip sonrası araç muayene istasyonlarındaki usulsüz işlemlerin nasıl yapıldığı ise kısa sürede tüm ayrıntıları ile ortaya çıkarıldı.</p>
<p>Araç muayene istasyonlarının yakınında bulunan trafik müşavirlik şirketlerinin çalışanları, muayeneden geçemeyecek araçların plaka numaralarını, istasyon çalışanlarına bildiriyor, üzerinde anlaşılan para alındıktan sonra, aracın plaka bilgileri istasyon çalışanlarına SMS ile iletiliyor; araç muayeneden geçirilmiş gibi rapor düzenleniyor. Yapılan bu usulsüz işlem için toplanan paralar ise suç örgütü üyeleri arasında paylaşılıyordu.</p>
<p>Raporu verip trafiğe saldılar<br />
8 ay kadar süren takip sonrası geçtiğimiz Aralık ayında çeşitli ev ve işyerlerine yönelik baskın düzenlenmiş, gözaltına alınan 19 kişiden 17’si tutuklanmıştı. Suç örgütü üyelerinin anılan süreçte 300 kadar aracı usulsüz işleme tabi tuttuğu belirlendi. Rüşvet karşılığı trafiğe salınan yüzlerce araç için savcılık kanalı ile trafikten men kararının alınması bekleniyor.</p>
<p>Sıkı denetime rağmen usulsüzlük yaptılar<br />
Savcı Gül’ün hazırladığı fezlekeye göre suç örgütünün liderliğini Hikmet Y. ve Bilal A.’nın yaptığı, suç örgütü üyelerinin beli bir disiplin içinde faaliyet yürüttüğü anlatıldı. Toplanan paraların belli bir havuzda toplandığı bilgisine yer verilen fezlekede, söz konusu paranın paylaşımı konusunda da evraklara ulaşıldığı bilgisine yer verildi. Fezlekede ağır kusurlu veya trafiğe çıkamayacak araçların trafiğe salındığı, arızası giderilemeyecek araçlara kusursuz raporu verildiği anlatıldı.</p>
<p>Fezlekede, Tüvtürk şirketinin yaptığı sıkı denetime rağmen, usulsüz muayene sisteminin sistematik ve sürekli bir biçimde devam ettiği, yapılan işlemin örgütsel faaliyet kapsamında olduğuna işaret edildi.</p>
<p>‘Tek mi çift mi?’ parolası!<br />
Teknik takiplerde kimi zaman aracın plakası SMS ile istasyon görevlilerine bildirildiği, araç daha istasyona gelmeden gerekli belgelerin teslim edildiği tespit edildi. Şahıslar arasında kullandıkları “Tek mi çift mi” parolasının araç normal muayeneden mi geçecek yoksa rüşvet alınacak mı şeklinde şifrelendiği anlaşıldı.</p>
<p>Sorguda suçlamayı kabul etti<br />
Şüphelilerin bir bölümü savcılık sorgusunda yapılan usulsüz işlemleri kabul etti. Muayene istasyonunda teknisyen olarak çalışan şüphelilerden Yavuz K., iş takipçili yapan kişilerin isteği doğrultusunda kusurlu araçları muayeneden geçirdiğini, yapılan usulsüz işlemler karşılığı para aldığını ifade etti.</p>
<p>Yavuz K., binek araçlar için 100 lira, ağır vasıta araçlar için 200 lira aldıklarını, paranın günlük olarak banka hesabına yattığını, kimi durumlarda ise bankasız havale işlemi yapıldığını anlattı. Yavuz K., kendisinin yetişemediği kimi durumlarda, diğer şüphelilerin aynı işlemi yaptığını söyledi. Yavuz K., toplanan paranın belli bir yerde biriktiğini daha sonra aralarında paylaştıklarını söyledi.</p>
<p>&#8216;Gelen paralar tamirat parası&#8217;<br />
Suç örgütü lideri olmakla suçlanan Hikmet Y., savcılık sorgusunda kendisine atılan mesajların araçlarını durumunun sorulması ile ilgili olduğunu, kendisine gönderilen paraların tamirat parası olabileceğini, arkadaşlarına verdiği paraların ise borç amaçlı olduğunu söyledi. Teknisyen olarak çalışan Erdal Y., de savunmasında suç örgütü lideri olmakla suçlanan Hikmet Y.’nin kusurlu araçları kusursuzmuş gibi gösterdiğini bildiğini anlattı.</p>
<p>Şirketin desteği ile ortaya çıkarıldı<br />
Edinilen bilgilere göre, söz konusu suç örgütü üyeleri usulsüz işlemleri daha çok istasyon yöneticilerinin istasyonda bulunmadıkları zamanlara denk getirdi.</p>
<p>Olay ile ilgili şirketin bir ilgisi tespit edilmediği gibi, TüvTurk yöneticilerinin olayın açığa çıkması konusunda soruşturma sürecinde kolluk görevlileri ile yakın işbirliği içinde çalıştıkları öğrenildi.</p>
<p>2004 yılında özelleştirilmişti<br />
Kamuya ait olan TüvTurk 2007 yılında Afken-Doğuş Holding ve Tüvsüd ortaklığınca özelleştirilmişti. Akfen-Doğuş-TüvSüd&#8217;ün ortaklığıyla kurulan TüvTurk, Aralık 2004&#8242;te araç muayene istasyonlarındaki işletme hakkı ihalesini 613.5 milyon dolar bedelle kazanmıştı.</p>
<p>Konsorsiyum, ödemeyi peşin yapmıştı. TüvTurk’de yüzde 33’lük hissesi bulunan Akfen Holding, 2009 yılında sahip olduğu hisseleri Avrupalı girişim sermayesi Bridgepoint&#8217;e satmıştı</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teylochat.com/arac-muayene-istasyonunda-buyuk-oyun/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ali Bayramoğlu: AKP-Cemaat ittifakı bitti</title>
		<link>http://www.teylochat.com/ali-bayramoglu-akp-cemaat-ittifaki-bitti/</link>
		<comments>http://www.teylochat.com/ali-bayramoglu-akp-cemaat-ittifaki-bitti/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 07:42:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jiyan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teylochat.com/?p=5218</guid>
		<description><![CDATA[Yeni Şafak Yazarı Ali Bayramoğlu, ‘’İktidar bundan böyle kendi alanına müdahaleye hiçbir şekilde izin vermeyecek. Bunun karşılığı tasfiyedir. Bu ikisinin ittifakı bozuldu’’ dedi. Habertürk&#8217;e konuşan Ali Bayramoğlu AKP ile Fethullah Gülen cemaati arasındaki iktidar kavgası hakkındaki değerlendirmeleri şöyle: &#8221;Türkiye&#8217;de değişim sürecinde özel yetkili mahkemeler çerçevesinde 3 dizi politik nitelikli dava var: Ergenekon, Balyoz ve KCK. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni Şafak Yazarı Ali Bayramoğlu, ‘’İktidar bundan böyle kendi alanına müdahaleye hiçbir şekilde izin vermeyecek. Bunun karşılığı tasfiyedir. Bu ikisinin ittifakı bozuldu’’ dedi.</p>
<p>Habertürk&#8217;e konuşan Ali Bayramoğlu AKP ile Fethullah Gülen cemaati arasındaki iktidar kavgası hakkındaki değerlendirmeleri şöyle:</p>
<p>&#8221;Türkiye&#8217;de değişim sürecinde özel yetkili mahkemeler çerçevesinde 3 dizi politik nitelikli dava var: Ergenekon, Balyoz ve KCK. Bu operasyonları yürüten emniyet birimleri hemen hemen 6-7 yıldır aynı kadrolar. Yetki kullanımında ve operasyonların çapının belirlenmesinde bir yargı ve emniyet mekanizmasını görmek lazım. </p>
<p>Bu yapının özerk bir şekilde çalıştığını ifade ettim. Bu yapı kendi güçlenmesinin pekişmesini sağlamak için yetki gaspına giden bir yol izlemeye başladı. KCK soruşturması gibi siyaset alanını baskı altına alan geniş kapsam tanımı&#8230; Ergenekon soruşturmasında, Nedim Şener ve Ahmet Şık gibi isimlerin hukuki takibata eleştiri yaptıkları için hapse girmeleri&#8230; Balyoz ve Kafes&#8217;te karşımıza çıkan kimi şüpheli deliller davaların üzerine gölge düşürdü. Bütün bunlar otonom yapının kendi gücünü ve alanını genişletme refleksinin ortaya koyduğu durumdur.</p>
<p>Ergenekon davası demokratikleşme sürecinin çok önemli parçasıyken hukuk ihlalleri ve gazeteci tutuklamalarını eklediğiniz zaman iktidar kavgası halini alıyor. Ben bu davaların hala önemli olduğunu düşünüyorum ama hukuki eksiklikler bu yapı ile alakalı.</p>
<p>Bu yapının içinde savcılar var. Sosyolojik olarak bakarsak orta sınıftan, mütedeyyin ailelerden gelen, özgürlük fikrine yatkın olan, dünün sıkıntılarıyla bugünün imkanları arasında bağlantı kuran reflekse sahipler. İkincisi bu kişilerin büyük çoğunluğu aynı camiadan gelen kişilerden oluşuyor. Bunu Ergenekon Davası, Odatv Davası ve Balyoz Davasını takip eden polis yapısından biliyoruz. </p>
<p>AKP&#8217;nin sivilleşme ve değişim politikalarının uygulanmasında otonom bir yapı aynı zamanda cemaatin de itici güç olduğu yapı ortaya çıkıyor. Bunlar arasında süregiden ittifak bu otonom yapının daha çok genişleme eğilimiyle, daha çok iktidar talebiyle ve iktidar alanına müdahelesiyle bitmiş görünüyor. </p>
<p>AKP ile o camia aynı istikamette yürüyen ama ayrı güçler. Ortak bir hedefte buluştular. AKP&#8217;nin askerle mücadele ederken, yargıyı, üniversiteleri karşısına almışken el atabileceği tek alet kutusu emniyet ve emniyet içindeki kendisini korumak, askerle mücadeleye girmek için yapılanmış camiaydı. Bu ikisinin ittifakı bozuldu. </p>
<p>Yarın ne olur? Ben bu olayın hükümet tarafından çok ciddi algılandığını düşünüyorum. 27 Nisan&#8217;dan daha ciddi algılandığını yazdım. İktidar bundan böyle kendi alanına müdahale edecek hiçbir girişime izin vermeyecektir. </p>
<p>Böyle bir müdahale imkanı olmaması için gerekli önlemleri alacaktır. Bunun karşılığı tasfiyedir. Önce çeşitli polisler alındı. Üst düzey müdürler alındı. Muhtemelen devamı da gelecektir. Kendisine karşı kalkışan gruplarla hükümetin çalışması mümkün değildir. Kavga gürültüsü verilmek istenmiyor. Ama burada inisiyatif hükümettedir ve hükümet alan temizliği yapmaktadır ve bir ittifak sona ermiştir.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teylochat.com/ali-bayramoglu-akp-cemaat-ittifaki-bitti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Stockholm’de açlıktan ve susuzluktan öldü</title>
		<link>http://www.teylochat.com/stockholmde-acliktan-ve-susuzluktan-oldu/</link>
		<comments>http://www.teylochat.com/stockholmde-acliktan-ve-susuzluktan-oldu/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 07:40:20 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jiyan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dunya]]></category>
		<category><![CDATA[Kadinca]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teylochat.com/?p=5216</guid>
		<description><![CDATA[Dünyanın en gelişmiş refah ülkelerin başında gelen İsveç’in başkenti Stockholm’de 81 yaşındaki Eşe Yılmaz kaldığı yaşlılar evinde açlık ve susuzluktan yaşamını yitirdiği iddia edildi. Yılmaz’ın kızları annelerinin öldürüldüğünü belirterek sorumluların cezalandırılması için suç duyurusunda bulundu. Yılmaz ailesi İsveç’in işgücüne ihtiyaç duyduğu 1960’lı yıllarda Konya’nın Kulu ilçesinden gelerek Stockholm’e yerleşti. Emekli olan Eşe Yılmaz geçirdiği beyin [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünyanın en gelişmiş refah ülkelerin başında gelen İsveç’in başkenti Stockholm’de 81 yaşındaki Eşe Yılmaz kaldığı yaşlılar evinde açlık ve susuzluktan yaşamını yitirdiği iddia edildi. Yılmaz’ın kızları annelerinin öldürüldüğünü belirterek sorumluların cezalandırılması için suç duyurusunda bulundu.</p>
<p>Yılmaz ailesi İsveç’in işgücüne ihtiyaç duyduğu 1960’lı yıllarda Konya’nın Kulu ilçesinden gelerek Stockholm’e yerleşti. Emekli olan Eşe Yılmaz geçirdiği beyin kanaması sonucu hastaneye kaldırıldı, daha sonra da özel bir firma tarafından işletilen Stockholm’un Nacka semtindeki bir yaşlılar evine yerleştirildi. Yaşlılar evinde beş gün kaldıktan sonra da yaşamını yitirdi.</p>
<p>Yemek ve su verilmediği için annesinin yaşamını yitirdiğini söyleyen Yılmaz’ın kızı Elif Epyıldırım yaşanan skandalı şöyle anlattı: “Annemizi görmeye gittiğimizde orada çalışanlara anneme hastanede serum bağlandığını ve sıvı yemekler verildiğini söyledik. Kendilerinin de aynı şeyleri yapmalarını istedik. Bize serum bağlayamayacaklarını ancak yemek vereceklerini ve annemin durumunun iyi olduğunu söylediler. Ancak annem yemek yiyemiyor ve su içemiyordu. Bu durumu anlattığımızda su içmezse ancak 4 gün dayanır dediler. 5 gün sonra da bize telefon ederek annemin öldüğünü söylediler. Yaşlılar evine gittiğimizde oradaki görevlilere annemin açlıktan ve susuzluktan öldüğünü ve annemin ölümünden onların sorumlu olduklarını söyledik.”</p>
<p>Yılmaz’ın diğer kızı Güler Hamurcu da annesinin ihmal sonucu olduğunu belirterek şöyle dedi: “Anneme su vermediler. Bunun nedenini sorduğumuzda biz zorla ona su içiremeyiz dediler. Ben doktora bağırdım. Annemi siz öldürdünüz, katili sizsiniz dedim. Doktor yemek versek ne olacaktı, vücudu direnç kazanacak anneniz acı çekecekti. Ölmemek için direnecekti, dedi.’’</p>
<p>Yılmaz’ın kızları annelerinin bakımsızlıktan öldüğünü belirterek sorumluların cezalandırılması için Sağlık Sosyal Genel Müdürlüğüne başvurdular. </p>
<p>Bu yılın ilk iki ayında sadece Stockholm’de ihmalden ötürü yaşlılar evinde kalan 4 kişinin yaşamını yitirdiği ve bunların da kamuoyundan gizlendiği belirtiliyor. </p>
<p>İsveç Türkiyeliler Dayanışma ve Kültür Derneği ise ölümle sonuçlanan 4 olayının araştırılıp kamuoyuna açıklanmasını istedi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teylochat.com/stockholmde-acliktan-ve-susuzluktan-oldu/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Real Madrid&#8217;den Kürt açılımı</title>
		<link>http://www.teylochat.com/real-madridden-kurt-acilimi/</link>
		<comments>http://www.teylochat.com/real-madridden-kurt-acilimi/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Feb 2012 07:37:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jiyan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Dunya]]></category>
		<category><![CDATA[Spor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teylochat.com/?p=5207</guid>
		<description><![CDATA[Dünya&#8217;nın en büyük kulüplerinden biri olan Real Madrid, Kuzey Irak&#8217;ta futbol okulu açıyor. Irak Spor Bakanlığı ile imzalanan anlaşma gereği Real Madrid, Kuzey Irak&#8217;ta 4 futbol okulu açacak. Real Madrid futbol okullarını Erbil, Süleymaniye ve Dohuk kentlerinde açacağını belirtti. Futbol okulları Haziran ayında açılacak. Her okul ilk etapta 100 öğrenci kabul edecek. İspanyol devi Real [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya&#8217;nın en büyük kulüplerinden biri olan Real Madrid, Kuzey Irak&#8217;ta futbol okulu açıyor. </p>
<p>Irak Spor Bakanlığı ile imzalanan anlaşma gereği Real Madrid, Kuzey Irak&#8217;ta 4 futbol okulu açacak.</p>
<p>Real Madrid futbol okullarını Erbil, Süleymaniye ve Dohuk kentlerinde açacağını belirtti. Futbol okulları Haziran ayında açılacak.</p>
<p>Her okul ilk etapta 100 öğrenci kabul edecek. İspanyol devi Real Madrid böylelikle dünya çapındaki futbol okullarının sayısını da 62&#8242;ye yükseltmiş oldu</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teylochat.com/real-madridden-kurt-acilimi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>&#8216;MİT, AKP, KCK ilişkisinin kanıtları savcıda</title>
		<link>http://www.teylochat.com/mit-akp-kck-iliskisinin-kanitlari-savcida/</link>
		<comments>http://www.teylochat.com/mit-akp-kck-iliskisinin-kanitlari-savcida/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 19:40:51 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jiyan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teylochat.com/?p=5211</guid>
		<description><![CDATA[Devlet Bahçelinin iddaları Buyrun sizlere grup toplansinidaki iddalarini yayinliyoruz dogrumu Yanlişmi Eksikmi siz karar Veriniz siz degerli üyelerimiz Misafirlerimiz MHP Başkanı Bahçeli hükümetin MİT krizindeki tutumunu eleştirdi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Son gelişmelerle, AKP&#8217;nin çizmeyi ve haddini ziyadesiyle aştığını söyleyen Bahçeli; &#8220;Adaletin nefesini kesen, dermanını tüketen iktidar kafası, kendi hukukunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devlet Bahçelinin iddaları Buyrun sizlere grup toplansinidaki iddalarini yayinliyoruz dogrumu Yanlişmi Eksikmi siz karar Veriniz siz degerli üyelerimiz Misafirlerimiz </p>
<p>MHP Başkanı Bahçeli hükümetin MİT krizindeki tutumunu eleştirdi </p>
<p>MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli partisinin grup toplantısında konuştu. Son gelişmelerle, AKP&#8217;nin çizmeyi ve haddini ziyadesiyle aştığını söyleyen Bahçeli; &#8220;Adaletin nefesini kesen, dermanını tüketen iktidar kafası, kendi hukukunu cunta yönetimlerini aratmayacak biçimde tesis etmektedir. Devlet içinde koordinasyon bozukluğunun ve şaşkınlığının sürekli ivme kazandığını belirten Bahçeli, &#8220;Eşgüdüm ve uyum tamamen kaybolmuştur. Kurumlar AKP borsasında paylara ayrılmış ve siyasal menfaat karşılığı hissedarlara devredilmiştir&#8221;dedi. </p>
<p>Sistematik hale gelen ve durmak bilmeyen çıkar kavgalarının milletin huzurunu bozduğunu söyleyen Bahçeli, &#8220;Hangi tarafından bakarsak bakalım, Türkiye adaleti ve erdemi dışlayan bir siyasi yönetim altında inim inim inlemekte ve iflahı kesilmektedir. Adına ister kriz diyelim isterse de istikrarsızlık sarmalı olarak tanımlayalım, yüksek voltajlı bir gerilim hattı hayatın her alanına öbeklenmiş ve abanmış durumdadır. Kanama geçiren devlet sistemi, ağır yara alan hukuk anlayışı, ölümcül virüs bulaşan düzen algısı ve yönsüzlüğün dibine batan iktidar yapısı karşılaştığımız sıkıntıların temel başlıklarından yalnızca bir bölümüdür&#8221;dedi. </p>
<p>KAMU İHALE KURUMU&#8217;NA YAPILAN OPERASYONLAR</p>
<p>Kamu İhale Kurumu&#8217;na yapılan operasyonların ihaleye fesat karıştıran vurguncuların siyasi iktidara kadar uzandığını gösterdiğini belirten Bahçeli, &#8220;AKP&#8217;yle birlikte insani hasletler, İslami ölçüler ve itikadı kıymetler günlük ve güdük menfaatler uğruna yıpratılmakta ve öğütülmektedir. Açıktır ki fitnenin başı, şeytani hesapların istikameti hep aynı tarafı işaret etmektedir. Bozgunculuğun, nimet bilmezliğin ve düzensizliğin ibresi hep aynı yeri göstermektedir. Adaletsizliğin, yozlaşmanın ve millet değerlerine vefasızlığın kapısı hep aynı yere açılmaktadır. Kabul ve tasdik edeceğiniz üzere burada da Adalet ve Kalkınma Partisi&#8217;nden başkası yoktur ve olmayacaktır. Ne kadar uğraşılsa da, sözde ileri demokrasi furyası iktidarın melun niyetleri için yeterli ve yerinde bir sığınak olamamış ve çirkinliklerini kapatamamıştır&#8221;dedi. </p>
<p>AK PARTİ&#8217;YE ELEŞTİRİ </p>
<p>&#8220;İnkar edilemeyecek bir biçimde ortadadır ki, AKP; Devlet yönetimindeki keyfiliğin ve başıbozukluğun ismidir&#8221;diyen Bahçeli şöyle devam etti ; &#8220;Belirsizliğin markası, krizin duayeni ve sürtüşmenin yıldızıdır. Yalanın, dolanın, hortumculuğun ve sahtekârlığın lisanslı ve sicili kabarık elebaşısıdır. Yıkımın, dağılmanın ve bölünmenin oyun kurucusudur. Hizbin, hırsın ve hırsızlığın uzun parkur atletidir. Millete gülerken küfretmenin, verirken almanın ve uzatırken geri çevirmenin sinsiliğidir. Mağdurken mağrur olmuş, mücahitken müteahhitlikte karar kılmış açgözlülüktür. İmralı Adasına milletimizin haysiyetini, Kandil&#8217;e izzet-i nefisini ve küresel güçlere yakasını kaptıran sorumsuzluk, ihanet ve vebaldir. Ve hukuksuzluğun, vicdansızlığın, gönülleri kırmanın &#8216;one minute&#8217;çü kurnazlığıdır.&#8221;</p>
<p>&#8220;AKP&#8217;NİN İSTEDİĞİ ULAŞILMAZ YENİ BİR ZÜMRE OLUŞTURMAKTIR&#8221;</p>
<p>MHP lideri Bahçeli, &#8220;Adaletin olmadığı yerde, hakkın gözetilmediği bir yönetim altında doğruluktan, dürüstlükten ve düzenlilikten bahsetmek, tıpkı AKP&#8217;nin adalet tarifine ve tercihine benzeyecektir. Bunun da adı adaletsizlik olacak ve en başta hürmetle yâd ettiğimiz ecdadımıza büyük bir hakaret ve emanetine de hıyanetlik olarak görülecektir. İsminin başında adalet olan iktidar partisi, hukuk devletinin tüm icaplarını ve gereklerini berhava etmekte, tüm itiraz ve uyarılara rağmen rafa kaldırmaktadır. Çünkü AKP&#8217;nin istediği dokunulmaz, ilişilmez ve ulaşılmaz yeni bir zümre oluşturmaktır. Vicdan kıblesini kaybeden, şefkat yüzünü yitiren bu kadir kıymet bilmezliğin, hukuku siyasi azı dişiyle çiğnemesi başka türlü izah edilemeyecektir. Bu itibarla gündemi had safhada meşgul eden son olayların derinine nüfuz edildiğinde milletçe nasıl büyük bir açmazın ve aşınmanın ortasına düştüğümüz net bir biçimde fark edilebilecektir&#8221;dedi.</p>
<p>(MİT KANUNU&#8217;NDAKİ DEĞİŞİKLİK) AKP HÜKÜMETİ MAÇ OYNANIRKEN KURAL DEĞİŞTİRDİ</p>
<p>&#8220;İstanbul Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı marifetince, şüpheli zannıyla ifadeye çağrılan MİT mensuplarının kurtarılması ve korunması amacıyla alelacele bir yasal değişikliğe gidilmiştir&#8221; diyen Bahçeli, &#8220;Bu düzenlemeyle birlikte, 2937 sayılı Devlet İstihbarat Hizmetleri ve Milli İstihbarat Teşkilatı Kanununun 26&#8242;ncı maddesi, yürüyen hukuksal sürecin kesilmesi amacıyla yeniden tanzim edilmiştir. Kararlılıkla ifade ediyorum ki, bu yasal adım anti-demokratiktir, siyasi ilkelliğin ve kabile mensubiyetinin bir görüntüsüdür. AKP tribünlerindeki demokratikleşme tezahüratlarının, özgürlük tempolarının ve hakkaniyet sloganlarının kuru gürültüden ibaret olduğu bir kez daha anlaşılmıştır. Deyim yerindeyse yavuz hırsız ev sahibini bastırmıştır. Buna göre, MİT mensuplarının veya belirli bir görevi ifa etmek üzere kamu görevlileri arasından Başbakan tarafından görevlendirilenlerin, görevlerini yerine getirirken işledikleri suçlardan dolayı soruşturulmaları yine Başbakan&#8217;ın iznine bağlanmıştır. AKP tarafından kurulan özel yetkili mahkemelerin görev alanına giren suçları işleyen söz konusu kamu görevlileriyle ilgili soruşturma yapılabilmesi için de Başbakan&#8217;ın icazeti şart koşulmuştur. AKP hükümeti maç oynanırken kural değiştirmiş, değişiklik teklifine Cuma günü karar verip, salıya komisyona getirmiş, birkaç gün içinde de yasalaştırmıştır. Böylece karşısına dikilen pürüzleri şimdilik teker teker bertaraf etmiştir. Ancak karşı hukuki mücadele yolları da henüz tükenmemiştir&#8221;dedi.</p>
<p>&#8220;AKP İLE ÇANKAYA ARASINDA KURULAN DARAĞACINDA ADALETİN BOYNUNA YAĞLI İLMEK BİR KEZ DAHA GEÇİRİLDİ&#8221;</p>
<p>MHP lideri Bahçeli, &#8220;İşin daha da manidar yanı ise, büyük resim tutkunu Cumhurbaşkanı hızını alamayıp sanki arkasından yetişen varmışçasına değişikliği anında onaylamıştır&#8221;dedi. Bahçeli şöyle devam etti; &#8221; Anlaşılacağı üzere, AKP ile Çankaya arasında kurulan darağacında adaletin boynuna yağlı ilmek bir kez daha geçirilmiştir. Ama bu defa canı alınmış ve cesedi de “Üstünlerin hukukuna son veriyoruzö yaygarası yapanların eşiğinde kalmıştır. Cumhurbaşkanı&#8217;nın tavrı ve tutumu bizim için son derece sorunlu ve sorgulanması gereken bir durum olmuştur. Gül&#8217;ün AKP&#8217;ye yelken olmasının, adaletsizliği düşünmeden ciro etmesinin ve adrese teslim uygulamayla hukuku yerle bir etmesinin en başta bulunduğu makamla bağdaşır bir yanı olmadığı aşikardır. Kim ne derse desin, AKP, süren bir soruşturma sürecine müdahil olmuş, kirli çamaşırlarının serilmemesi amacıyla panik halinde işleyen yargısal sürece kilit vurmuştur. Herhalde KCK&#8217;yla olan irtibatının ifşa edilmesinden büyük oranda alerji duymuştur. Böylesi akla ziyan bir uygulamaya ancak diktatörlükle yönetilen rejimlerde tesadüf etmemiz mümkündür.</p>
<p>&#8220;AKP ÇİZMEYİ VE HADDİNİ ZİYADESİYLE AŞMIŞTIR&#8221;</p>
<p>&#8220;Otoriterleşen bir hükümet, totaliter bir görünüm kazanan iktidar pratiği ve &#8216;ben yaptım oldu&#8217; dayatmasını genelleştiren yönetim eğilimi dünyanın her yerinde bu tarzda hareket etmektedir&#8221; diyen Bahçeli, &#8220;Hitler, Mussollin, Pol Pot ve Saddam deneyimlerini aratmayacak yanlılıklar, yozlaşmalar ve yanlışlıklar dizisi ne acı bir rastlandır ki AKP&#8217;yle tekerrür etmekte ve karşılık bulmaktadır. Bu son gelişmelerle, AKP çizmeyi ve haddini ziyadesiyle aşmıştır. Adaletin nefesini kesen, dermanını tüketen iktidar kafası, kendi hukukunu cunta yönetimlerini aratmayacak biçimde tesis etmektedir. AKP etiketli güçlüler, seçkinler, ayrıcalıklı kesimler Türk milletini hukuksuzluğun, adalet yoksunluğunun karanlıklarına vakum gibi çekmektedir. Bize göre AKP; hukukun üstünlüğünü ve gücünü değil, kendi oluşturduğu imtiyazlıların hâkimiyetini kurmakla ve olgunlaştırmakla meşguldür. Zira her şey ortada, tüm gerçekler bastırılamayacak kadar meydandadır. Darbecileri koruma altına alan hüküm ve uygulamanın farklı bir versiyonu MİT Kanununda yapılan düzenlemeyle yeniden belini doğrultmuş ve ayağa kalkmıştır. AKP, bir yanda &#8216;vesayetten kurtuluyoruz&#8217; çığlıkları atarken, diğer yanda kalıcı bir vasiliğin kitabını yazmıştır. Bu kapsamda, Başbakan Erdoğan&#8217;ın &#8216;hiçbir zaman seçilmişleri, atanmışlara kul etmeyiz&#8217; sözleri de boşlukta kalmış ve inandırıcılığın bereketli alanından tamamen uzak bir yere düşmüştür. Peki Başbakan, milletin yetkisini almış, ilgi ve desteğine mazhar olmuş milletvekilleri dört duvar arasına bırakılmışken, siz bu ifadeleri nasıl kullanmaya yeltenirsiniz ve ne hakla ağzınıza almaya cüret edersiniz?&#8221;</p>
<p>&#8220;GAYRİ AHLAKİLİK ANCAK AKP&#8217;NİN SIFATIDIR&#8221;</p>
<p>MHP lideri Bahçeli, &#8220;Ucu size dokunan yargısal bir süreci akamete uğratmak maksadıyla yapmadığınızı bırakmayacaksınız ve sayısal çoğunluğunuza güvenerek Gazi Meclisimizi seferber edeceksiniz, sonra da çıkıp hafta sonunda İstanbul&#8217;da yaptığınız konuşmanızda, &#8216;biz bu ülkede gayri meşruluğa izin vermeyeceğiz&#8217; diyerek sözüm ona tavizsiz olduğunuzu göstermeye çalışacaksınız. Sorarım size, basiretinizi, düşünme yeteneğinizi, yanlışı doğrudan ayırma ferasetinizi mi kaybettiniz? Şunu bilin ki, gayri meşruluk, gayri millilik ve gayri ahlakilik ancak AKP&#8217;nin sıfatıdır, AKP&#8217;nin maharetidir ve AKP eseridir. Üzülerek görüyorum ki, yargı güvenirliğini AKP vasıtasıyla toptan kaybetmiştir. Meselenin tehlikeli yanı ise, hukuka itimadın ve inancın kaybolmasının, herkesi kendi hakkını arayamaya yöneltecek olmasıdır.Takdir edersiniz ki bu da orman kanunudur ve AKP&#8217;nin de muradı ve yapmaya çalıştığı budur. Zira MİT-AKP-KCK-PKK arasındaki ilişkilerin somutlaştığı ve bununla ilgili güçlü delillerin bulunduğu savcılık tarafından ileri sürülmesine rağmen, kuşkuların giderilmesi yerine iddiaların örtbas edilmesi başka türlü açıklanamayacaktır. Dün itibariyle MİT görevlileri hakkında verilen yakalama kararı kaldırılmış ve muhtemelen soruşturma dosyasının karartılması için düğmeye basılmıştır. Başbakan Erdoğan yalnızca özel yetkilendirdiği bürokratları korumakla kalmamış; İmralı, Kandil ve KCK üçgenindeki rezaletlerin de üstünü örtmüştür&#8221;dedi.</p>
<p>&#8220;DEVLET ADABINA SAYGILARI VARSA, GECİKMEKSİZİN İFADEYE GİTMELİDİRLER&#8221; </p>
<p>&#8220;Savcılar, KCK soruşturması kapsamında; &#8216;elimizde güçlü deliler var, kimse yargıdan üstün olamaz, hiçbir kurum tabu değildir, herkes hukuk önünde eşittir&#8217; diye feveran etse de, bunların AKP bağlamında cevap bulması ve makul karşılanması mümkün olmamıştır.&#8221;diyen Bahçeli şöyle devam etti; &#8220;Bu yüzden iktidar hukukun başına çorap örmüş, adalet duygusunun üzerine tüy dikmiştir. Nitekim AKP anlayışı, sıkışınca yasa çıkarmış, kanun hükmünde kararnamelerle durumu ve günü kurtarmaya müracaat etmiştir. Ne hazindir ki, vatandaşlarımız korkuların cenderesine kıstırılmış, tarafgirliğin dumanıyla zehirlenmiş ve geleceğe emniyetle bakamaz hale gelmişlerdir. Fikir beyan etme hakkı, ifade hürriyeti ve düşünce serbestîsi her defasında AKP barajına takılmış ve yere düşmekten de kurtulamamıştır. Geldiğimiz süreç içinde, hükümet her ne kadar, kişiye özel kanun yapmışsa da ve yargıya karşı cephe açarak etkisizleşmesini ve itibarsızlaşmasını sağlamaya çabalamışsa da, başta mevcut MİT müsteşarı olmak üzere, savcılık tarafından davet edilen şahsiyetler birazcık hukuka ve devlet adabına saygıları varsa, gecikmeksizin ifadeye gitmelidirler. Mademki MİT Kanununda yeni bir düzenleme yapılmıştır ve bunu da Cumhurbaşkanı el çabukluğuyla uygun bulmuştur; bu durumda, Başbakan Erdoğan mezkûr Kanunun 26&#8242;ncı maddesine göre savcılık talebine olumlu cevap vermelidir. Böylelikle MİT arınmalı, ilgili kişiler üzerinden yürüyen tartışmalarda son bulmalıdır. Hiçbir görev kimseye baki değildir.&#8221;</p>
<p>&#8220;TÜRK MİLLETİNİ DAHA FAZLA ZORLAMAYIN&#8221;</p>
<p>MHP lideri Bahçeli, &#8220;Sultan Süleyman&#8217;a kalmayan Dünya, Başbakan&#8217;a ve bu devrin simalarına da kalmayacaktır. Ama millet ve devlet ebediyete kadar Allah&#8217;ın izni ve inayetiyle var olacaktır. Bunun yolu ise en başta, herkesin hukuka sahip çıkmasından ve gereğini yerine getirmesinden geçecektir. Demokrasiyi kuvvetlendirmenin ve sahiplenmenin yegâne çaresi de öncelikle hukuku layıkıyla ve adaleti ruhuyla benimsemek ve savunmaktır. Az önce de değindiğim gibi, biz padişahla sıradan bir insanı aynı anda kadının önüne çıkaran kutlu bir geçmişin varisleriyiz. Türk milleti asırlara meydan okumuşsa, arkasındaki sır emin olun budur. Çeteleşmeyin, mafyalaşmayın, suç örgütü kurmayın, hatadan dönecek erdemi hemen gösterin. Türkiye&#8217;yi daha fazla yormayın, Türk milletini daha fazla zorlamayın&#8221; dedi.</p>
<p>EMNİYET, YARGI, MİT EKSENİ</p>
<p>&#8220;Özellikle sütre gerisinde AKP&#8217;nin durduğu; emniyet, yargı, MİT eksenindeki çekişmeler, çatışmalar ve güç mücadeleleri, üzerinde düşünülmesi gereken tartışmalara da hız vermiştir&#8221; diyen Bahçeli, &#8220;Şurası bir gerçektir ki, İstanbul Özel Yetkili Savcılığın, MİT görevlilerini şüpheli sıfatıyla ifadeye çağırması birçok çevrede farklı değerlendirmelere yol açmış ve zemin hazırlamıştır. Yaşananlar; sivil darbe, asayişçi çelme, saray içi çekişme, üniterci-federasyoncu kavgası, operasyoncu-diyalogcu kapışması, bürokratik oligarşinin düzeneği, güvenlikçi- müzakereci itişmesi, iktidara destek veren grupların anlaşmazlığı, ikinci 367 vakası, İsrail oyunu, yabancı istihbarat örgütlerinin tuzağı, ikinci Uludere, fitne, kurumlar arası kıskançlık olarak takdim edilmiştir. Bu görüşler arasında mukayeseli bir tasnife gitmeye bizim açımızdan gerek yoksa da, ortaya çıkan kanaatlerden önüne gelenin aklına estiği gibi konuştuğunu, ideolojik ve siyasi aidiyet penceresinden bakarak meseleleri okumaya çalıştığını söylememiz abartı olmayacaktır. Devamlı mesafe alan bu hercümercin, yığılan sorunları çözmek bir yana, teşhisinde bile yetersiz ve çaresiz kaldığı görülmektedir. Kaynatılan cadı kazanı, dedikodu okuyla rastgele yapılan talimler ve karşılıklı töhmet altında bırakan yaklaşımlar ibretlik bir tablonun belirmesine üst düzeyde katkı sağlamıştır&#8221;dedi.</p>
<p>EŞGÜDÜM VE UYUM TAMAMEN KAYBOLDU</p>
<p>Devlet içinde muazzam bir koordinasyon bozukluğu ve şaşkınlığının sürekli ivme kazandığını belirten Bahçeli; &#8220;Eşgüdüm ve uyum tamamen kaybolmuştur. Kurumlar AKP borsasında paylara ayrılmış ve siyasal menfaat karşılığı hissedarlara devredilmiştir. İdrakleri tıkalı olanların, basiretleri bağlanmışların, devleti ele geçirmeyi ve hedefleri doğrultusunda biçim vermeyi arzulayan AKP patentli çevrelerin bir sorun yokmuş gibi davranması kendi körlüklerinin bir sonucu olsa gerektir. Aslına bakılırsa, Başbakan&#8217;ın; &#8216;Gerçekleştirdiğimiz sessiz devrim niteliğindeki değişim ve dönüşümle, kurumların uyum ve koordinasyonunu en güçlü şekilde temin ettik&#8221;sözlerinin içeriğinde bile kaygı, kırılma ve telaş hali mevcuttur. Bizi daha da düşündüren husus ise, Başbakan Erdoğan&#8217;ın taşıdığı sorumluluğun düzeyini ve içine girilen kutuplaşmanın seviyesini anlamayarak saldırgan bir üslupla sağa sola sataşmasıdır. Bunu yaparken de, herkesi kendisi gibi anlamaz, görmez ve duymaz zannetmektedir&#8221;dedi.</p>
<p>BAHÇELİ&#8217;DEN BAŞBAKAN ERDOĞAN&#8217;A TAVSİYELER</p>
<p>MHP lideri Devlet Bahçeli , &#8220;Hafta sonu partisinin İstanbul İl Gençlik Kolları&#8217;nın 3&#8242;ncü Kongresine telekonferansla katılarak bu son gelişmelerle ilgili; &#8216;Hiç kimse ellerini ovuşturmasın, hiç kimse fitne ve fesat tohumlarının yeşereceği umuduna kapılmasın, hiç kimse kriz duasına çıkmasın, hiç kimse kaos ve çatışma hayalleri kurmasın.&#8217; beyanları kendisi açısından ileri derecede talihsizlik ve aymazlıktır. Diyeceğim şudur ki, asıl Başbakan ve partisi fitne ve fesat tohumlarını ekmesin, bizim için yeterlidir. Gerginlikten medet ummasın, bizim için mesele yoktur. Kaos ve kargaşa bombasının pimini çekmesin, bizim için ümit vericidir. Başbakan&#8217;a tavsiyemiz, bizzat kendisinin kriz yastığına başını koymaması, iftiranın yatağına uzanmaması, uyarı yapanlara kaosa hizmet ediyor bühtanıyla yaklaşmaması ve kötülüklerin bağında çadır kurmamasıdır&#8221;dedi.</p>
<p>NATO GENEL SEKRETERİ&#8217;NİN TÜRKİYE&#8217;YE YAPTIĞI ZİYARET </p>
<p>16-17 Şubat tarihleri arasında NATO Genel Sekreteri&#8217;nini Türkiye&#8217;ye ziyareti ile ilgili olarak Bahçeli, &#8220;Çeşitli temaslarda bulunmuş, devletin zirvesiyle kucaklaşmış, AKP&#8217;yle hasret gidermiş ve soru işaretleriyle dolu bir gündemi arkasında bırakarak ayrılmıştır. Yapılan ikili ya da çok taraflı görüşmelerle; Suriye meselesi, Afganistan konusu, Füze Savunma Sistemi ve İran başlığı, Bosna-Hersek, Makedonya ve Karadağ&#8217;ın NATO üyeliklerine dâhil edilebilmeleri ele alınmış, karşılıklı fikir-alış verişinde bulunulmuştur. Gelişmelerden hem Suriye, hem Afganistan hem de küresel projeler kapsamında Türkiye&#8217;ye yeni görevler düşeceği neticesi çıkmaktadır. Bu itibarla, AKP&#8217;nin sırtı sıvazlanmış, eli tutulmuş ve ağzına bir parmak bal çalınmıştır. Görüldüğü kadarıyla Türkiye; çevre, koridor, ileri karakol, terminal, model ve stratejik ortak tanımlamalarından sonra, şimdi de NATO&#8217;nun merkez ülkesi haline gelmiştir. Merakımız, ülkemizin ne tür saiklerden ve bilmediğimiz hangi özelliklerinden dolayı 28 üyeli NATO&#8217;nun merkezine yerleştiği ve bu sıfatı elde ettiğidir. Peygamberimize hakaret eden zihniyetin taltif ve ödüllendirmesiyle AKP, NATO&#8217;da yeni bir konum elde etmiştir. Efendimize küstahça ve alçakça çirkin yakıştırmalarda bulunan karikatür krizinden dolayı, özür dilemeye bile tenezzül etmeyen Rasmussen&#8217;in, AKP&#8217;nin desteğiyle NATO Genel Sekreterlik koltuğuna oturduğu hala unutulmamıştır. Kapanması mümkün olmayan bu derin yara ortada dururken, inancımıza ve değerlerimize küfredenlerin himayecisi olan bu zatın, AKP tarafından aşırı ilgi görmesi ve iltifata tabi tutulması bizce anlaşılamamıştır&#8221;dedi.</p>
<p>&#8220;GİDİŞAT HER AÇINDAN TEHLİKELİ VE HER ŞEYE GEBEDİR&#8221;</p>
<p>Suriye konusunda son virajlar dönüldüğünü ve son hamlelerin yapıldığını söleyen Bahçeli, &#8220;Arap Birliği, geçtiğimiz hafta Kahire&#8217;de skandal bir karara imza atarak, Suriye&#8217;ye uluslararası bir gücün gönderilmesini istemiştir. Ve bu ülkeyle her türlü diplomatik ilişkinin kesilmesi Birlik tarafından onaylanmıştır. Gidişat her açından tehlikeli ve her şeye gebedir. Anlaşıldığı kadarıyla, önümüzdeki günlerde Tunus&#8217;ta yapılacak olan “Suriye&#8217;nin Dostları Konferansıönda, Esad&#8217;a yeniden görevi bırakması konusunda telkin ve çağrıda bulunulacaktır. Bu konuda AKP, sorgulanması gereken bir biçimde aktiftir ve BOP&#8217;un taşeron ülkeleriyle, başta Katar olmak üzere iç içe ve yanak yanağadır. Maksat ise Suriye&#8217;nin bölgesel dinamiklerle ve müdahalelerle devrilmesidir. Esad&#8217;a gözdağı vermekle uğraşan, korku salmakla kendisini avutan ve başkalarının maşası olmaktan gocunmayan AKP&#8217;nin, Arap Baharı&#8217;nın ülkemizde estirebileceği fırtınayla mücadele etmesi böyle giderse mümkün olmayacaktır. Bu itibarla, Başbakan ve hükümeti bir an önce Türkiye gerçeklerine dönmeli ve &#8216;Misak-ı Milli&#8217;nin jeopolitiğinden ayrılmamalıdır. Bütün bunlara rağmen, Milliyetçi Hareket Partisi, milletimizi maceraya atacak, dağılamaya götürecek, ayrılma bekleyenlere peşkeş çekecek her yöntem, siyaset ve oluşumla cansiperane bir biçimde mücadele etmekten asla kaçınmayacak ve çekinmeyecektir&#8221;dedi</p>
<p>mhp sohbet,ülküçü sohbet,ülkü sohbet,ülkü çet,oçak sohbet</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teylochat.com/mit-akp-kck-iliskisinin-kanitlari-savcida/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kürsüye böyle çıktı</title>
		<link>http://www.teylochat.com/kursuye-boyle-cikti/</link>
		<comments>http://www.teylochat.com/kursuye-boyle-cikti/#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 21 Feb 2012 19:36:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>Jiyan</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Haber]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.teylochat.com/?p=5208</guid>
		<description><![CDATA[BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak partisini grup toplantısında konuştu. Kışanak, açlık grevi yapan BDP&#8217;lilere destek olmak amacıyla üzerinde &#8220;açlık grevi&#8221; yazan yelekle kürsüye çıktı. Kışanak, &#8220;Bu ülkede dile işkence yapıldı. Bu ülkede ana dilimiz, bizlere ana dili Türkçe olanlar dışındaki tüm halklara yasaklanmaya çalışıldı. Hiçbir dil hiçbir yasayla, hiçbir baskıyla zorla yok edilemez&#8221;dedi BDP [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak partisini grup toplantısında konuştu. </p>
<p>Kışanak, açlık grevi yapan BDP&#8217;lilere destek olmak amacıyla üzerinde &#8220;açlık grevi&#8221; yazan yelekle kürsüye çıktı. Kışanak, &#8220;Bu ülkede dile işkence yapıldı. Bu ülkede ana dilimiz, bizlere ana dili Türkçe olanlar dışındaki tüm halklara yasaklanmaya çalışıldı. Hiçbir dil hiçbir yasayla, hiçbir baskıyla zorla yok edilemez&#8221;dedi</p>
<p>BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak, &#8220;Bugün burada bu ülkenin bu kadim toprakların renklerinin birer birer nasıl soldurulmak istendiğini anlatmak istiyoruz. Becerebildiğimiz kadarıyla bu topraklarda yaşayan halkların kendi dillerinde &#8220;anadil onurdur&#8221; demeye çalıştım. Bu gerçekten de herkesin çok özenle koruması gereken, dikkat etmesi gereken önemli bir söz. Dil ve onur. Bu ikisinin birbirinden ayrılmaz olduğunu herkesin kendi dilini konuşurken hissettiği duyguları, bir başka dili konuşurken yaşadığı zorlukları düşünerek yeniden hatırlaması gerekiyor&#8221;dedi.</p>
<p>&#8220;BU ÜLKEDE DİLE İŞKENCE YAPILDI&#8221; </p>
<p>&#8220;Hepimiz bu ülkede Türkçe&#8217;yi gayet güzel konuşuyoruz&#8221; diyen Gültan Kışanak, &#8220;Bu ülkede milyonlarca farklı ana dili olan insan kendi ana dilini yeterince düzgün konuşamıyor ve gelecek kuşaklara aktarabilme olanaklarından yoksun. Bu ülkede dile işkence yapıldı. Bu ülkede ana dilimiz, bizlere ana dili Türkçe olanlar dışındaki tüm halklara yasaklanmaya çalışıldı. Nihayetinde bugün Türkiye&#8217;de, Türkçe dışında diğer dillerin tamamı ya yok olmaya yüz tutmuş ya da kırılgan kategorisindedir. Yani birkaç kuşak daha özen gösterilmezse onlar da unutulmaya yüz tutmuş diller arasına girecek. Bu insanlık onuruna karşı yapılmış bir işkencedir. İnsanların kendi ana dillerini konuşmaları bir eziyete dönüştürülmüşse, hele hele bu da yetmeyip yasalarla yasaklanmışsa bu gerçekten de büyük bir demokrasi, insanlık ayıbıdır&#8221;dedi.</p>
<p>&#8220;ANA DİLİMİZDEN, ONURUMUZDAN VAZGEÇMEDİK&#8221;</p>
<p>İnsanların başka dil yüzünden para cezalarına çarptırıldıkları söyleyen Gültan Kışanak &#8220;12 Eylül faşist darbesi sonucunda, herhangi bir ülkenin resmi dili olmayan bir dili kullanmayı yasaklayan bir yasa çıkarıldı. Anayasa&#8217;ya Türkçe dışında hiçbir dille eğitim yapılamaz maddesi konuldu. Bu tekçi zihniyetin en kaba en şahlanmış haliyle 90 yıldır çeşitli vesilelerle tanık olduk. Kasetler kitaplar yasaklandı. Bu ülke her birini tek tek alt etti&#8221;dedi. Kışanak şöyle devam etti; &#8220;Bugün hala Anayasa başta olmak üzere, yasalarda bu ülkenin yurttaşlarının kendi ana dilini yasaklayan sayısız hukuki düzenleme var. Hiçbir gerekçeyle, savunulamayacak bir durumdur artık. Tabi biz bunları söylerken evet çok büyük bir kısmını bu zorlukların bu pervasız asimilasyon uygulamaların, büyük bir kısmını geride bıraktık. Ama mücadele ettik, direndik, ana dilimizden, onurumuzdan vazgeçmedik. İnsanlar cezaevinde yattılar. İnsanlar bu dili kullandıkları için öğrenim hakkından yoksun bırakıldılar.&#8221;<br />
 Bu kismi reklam Okumayiniz  kürtçe sohbet,kürtçe chat,kürdish sohbet  kürtçe chat sitesi,kürtçe sohbet sitesi</p>
<p>&#8220;HİÇBİR DİL HİÇBİR YASAYLA, HİÇBİR BASKIYLA ZORLA YOK EDİLEMEZ&#8221;</p>
<p>BDP Genel Başkan Yardımcısı Gültan Kışanak &#8220;Kürtçe medeniyet dili mi&#8221; gibi bir soruyu, bu kadar saçma ve cahil bir soruyu gündemine taşıyabiliyor. Hala bu zihniyetin yeterince aşılmadığının bilincindeyiz. Hiçbir dil hiçbir yasayla, hiçbir baskıyla zorla yok edilemez. Yok edilmemelidir, bunun mücadelesini vermek tüm insanlığın görevi ve sorumluluğudur. Bugün BM üyesi 194 ülke var. Bunlardan 113&#8242;ünde birden fazla resmi dil var. Bu devletlerin hiçbiri bölünmemiş. 113 tane devlet birden fazla resmi dili kabul etmiş, birden fazla resmi dille siyasal hayatını, eğitim hayatını organize etmiş, hiçbir sorun da yaşamamış. Sadece ve sadece Türkiye&#8217;de, kamusal alanda farklı dil kullanılırsa Türkiye bölünürmüş. Bu saçmalığa kimse inanmıyor&#8221;dedi</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.teylochat.com/kursuye-boyle-cikti/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

